Tam kan sayımı (Hemogram)

  • 0 yorum
  • 1260 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
Tam kan sayımı (Hemogram)
« : 06 Şubat 2018, 01:30:45 »
Tam kan sayımı (Hemogram)

Kan tahlili ve İdrar tahlili hakkında bilgiler Kan ve idrar tahlillerindeki kısaltmaların anlamları, açıklamaları sonuçları.. Birçok hastalığın teşhisinde, hastanın genel durumu hakkında bilimsel veriler toplayabilmek için istenilen kan ve idrar tetkikleri vücudumuzun genel durumu hakkında hekime tıbbi dille bilgi veren en güvenilir araçlardır.

Tam Kan Sayımı (Hemogram)

RBC: Red Blood Cells (Kırmızı kan hücrelerinde bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır.)
Bunlar oksijen taşıyan hücrelerdir. Ağır egzersiz ve yüksek rakımda sayıları artarken düşük olması kansızlık (anemi) veya kan kaybını gösterir. Ayrıca hemolize neden olan bazı ilaçlar da eritrosit sayısını azaltabilir.

HGB: Hemoglobin (HB)
Hemoglobin; kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır.Kandaki toplam hemoglobin miktarını gösterir. Anemi, kan kaybı, polistemi (eritrosit sayısının normalden fazla olması) v.b. durumların değerlendirilmesinde kullanılır. Polistemi, egzersiz ve yüksek rakım hemoglobin miktarını artırırken anemi ise hemoglobin miktarını azaltır.

HCT: Hematokrit
Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir. Bir başka ifadeyle kanın şekilli elemanlarının tüm kana oranıdır. Anemi ve kan kaybı gibi durumlarda miktarı azalır. Buna karşılık vücut su kaybederse (kusma v.b.) ya da yüksek rakımda hematokrit miktarı artar.

MCV: Mean Corpuscular Volume
Eritrositlerin ortalama büyüklüğüdür.Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.Özellikle gebelik döneminde annenin kırmızı kan hücrelerinin şekli hakkında genel ve uyarıcı bilgi verir. MCV kırmızı kan hücrelerinin çapı anlamına gelir.Talasemi gibi önemli genetik bağlayıcılığı olan hastalıkların teşhisinde tam kan sayımı içerisinde bakılabilen oldukça pratik ancak genel durum hakkında uyarıcı bilgi veren bir tetkiktir. Talasemi hastalarında MCV oranı düşük çıkar.

MCH: Mean Corpuscular Hemoglobin
Eritrositlerdeki hemoglobin miktarını gösterir.Hemogram yani kan sayımı testinde bulunan ölçümlerden biridir. Kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar)nin içinde bulunan ortalama hemoglobin miktarı olarak bilinir. MCH testi hemoglobin miktarını gösterir. Doğal olarak, yüksek çıktığında alyuvarlarda hemoglobin miktarı normalin üstündedir anlamına gelir. Düşük çıktığı durumlar ise anemi lehine tanı koyulmasında anlamlıdır. Sadece bu değerin yüksek olması tek başına bir anlam taşımaz. Testte yer alan diğer ölçümlerle birlikte değerlendirilmesi çok daha anlamlıdır.

MCHC: Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration
Eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir.MeanCorpuscular Hemoglobin Concentration yani kısa adıyla Mchc “Ortalama alyuvar hemoglobin derişimi” anlamına gelmektedir ve alyuvarların oluşturduğu belirli bir hematokrit hacmi içindeki hemoglobin konsantrasyonunun yüzde olarak ifadesidir. Azalan MCHC değerleri (hipokromi) demir eksikliği anemisi ve talasemi gibi hastalıkların habercisidir ve hemoglobin miktarının azaldığı durumlarda görülür. Artan MCHC değerleri (hiperkromi) yanıklarda ve daha nadir bir genetik bozukluk olan hereditersferositoz gibi hemoglobinin anormal derecede yoğunlaştığı durumlarda görülür.

RDW: Red cell Distrubition Width
Tam kan sayımında çalışılan değerlerden biridir. RDW, Türkçe olarak da Kırmızı Küre Dağılım Genişliği (KKDG) olarak adlandırılır. RDW yüksekliği olarak nitelendirilmektedir. RDW yüksekliğinin, besinsel eksikliklere bağlı gelişen anemilerde ve özellikle de demir eksikliği anemisinde ilk bulgu olduğuna dair bilimsel yayınlar vardır. RDW ayrıca Talasemi taşıyıcılığı ile demir eksikliği anemisi ayırıcı tanısında kullanılmaktadır. RDW, talasemi taşıyıcılığında normal iken demir eksikliği anemisinde ise yüksek çıkmaktadır.

PLT: Platelets (Trombosit sayısı)
Pıhtılaşmayı sağlayan hücreler. Koagülasyon sistemi ve hemostaz bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılır. Demir eksikliği anemisi ve akut enfeksiyonlarında trombosit sayısı artarken lösemiler, bazı enfeksiyonlar ve kemik iliğinin baskılanması ile trombosit sayısı düşer.

 kan sayımı yani hemogram testi sırasında çalışılan ölçümlerden biridir. Trombositler kanın pıhtılaşmasını sağlayan şekilli elemanlardır. Trombositlere, platelet adı da verilir. Tahlillerde kısaca plt olarak belirtilir. Trombosit değeri vücut için önemli bir bulgudur. PLT’nin eksikliğinde kan yeterli sürede pıhtılaşmayacağı için ağır kanamalara neden olabilir. Yüksek trombosit değerlerinde ise tam tersi olarak bu sefer de damarlarda kanın pıhtılaşması riski yani tromboz olasılığı artacaktır. bir çok kanser hastalığında, bir çok kanama bozukluğunda yine PLT değeri düşük olarak karşımıza çıkar. Ülkemizde bazen yaygınlaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi bazı hastalıklarda PLT değeri düşük olacaktır.

MPV: Mean Platelet Volume
Trombositlerin ortalama büyüklüğü.MPV düsüklüğünde Trombositler normalden küçüktür ve egzama, tekrarlayan enfeksiyonlar görülür. MPV yüksekliği koroner kalp hastalığı ve felç riskini artırır.

PDW: Platelet Distrubition Width
Trombositlerin dağılım genişliğini gösterir. Platellet olarak da bilinen, kan hücrelerinden trombositlerin dağılım aralığına denir.Kansayımı,yanihemogram parametrelerinden biridir.Daha çok pıhtılaşma bozukluklarının tanısında kullanılır. Tek başına yüksek veya düşük çıkmasının fazla önemi yoktur.

WBC: White Blood Cells (Beyaz kan hücrelerinin-lökosit-sayısı) Lökosit
Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir. WBC miktarı birçok sağlık durumundan etkilenebilir. Kan, farklı kan hücrelerinden ve plazma adı verilen bir sıvıdan oluşan akıcı bir bağ dokusudur. Kanın en temel işlevi, vücudun bütün bölümlerine oksijen ve gerekli besinlerin taşınmasıdır.

Üç tip kan hücresi vardır: Bunlar kırmızı kan hücreleri(alyuvar), beyaz kan hücreleri ve platelettir. Akyuvar olarak da adlandırılan WBC bağışıklık sisteminin temel hücreleridir. Bunlar bakteri ve virüs gibi vücudu işgal eden zararlı organizmalarla savaşır ve vücudu enfeksiyonlara karşı korur. WBC kemik iliğinde üretilir. Bunlar renksizdir ve şekilleri de asimetriktir. WBC birkaç gün ya da birkaç hafta gibi kısa ömre sahiptir. WBC değişik sağlık durumlarının teşhisinde önemli bir kriter olarak görülmektedir.

WBC Miktarı Ne Anlama Gelir?
Beyaz kan hücresi miktarı enfeksiyonlar, kemik iliği bozuklukları ve iltihaplı hastalıklar gibi birçok sağlık probleminin teşhisini kolaylaştırmada çok önemli bir faktördür. Bu ayrıca birçok tedavide vücudun cevap verip vermediğini anlayabilmek için kullanılır. WBC miktarı kemik iliği işlevini değerlendirirken de iyi bir kriterdir. WBC miktarı lökositlerin toplam sayısını ve farklı lökositlerin miktarını oluşturur. Farklı miktarda, her çeşit lökosidin oranı hesaplanır.

Yüksek WBC Miktarı Neden Kaynaklanır?
Yüksek beyaz kan hücresi miktarı ya da lökositoz, anemi, enfeksiyonlar, alerjiler, sistemik hastalıklar, romatoid artrit gibi iltihaplı hastalıklar, yanıklardan dolayı zarar görmüş dokular, lösemi ve fiziksel ya da duygusal stresten dolayı meydana gelir.

Heparin, kortikosteroid, kinin ilaçlar ve nöbet önleyici ilaçlar da WBC; yi yükseltebilir. Yeni doğmuş bir bebek doğduğu gün 9000 ile 30000m/mm3 aralığında yüksek beyaz kan hücresine sahiptir. İki hafta içinde, bu miktar normal yetişkin oranına düşer. Lökositoz hamilelik sırasında da çok yaygındır.

Düşük WBC Miktarı Neden Kaynaklanır?
Düşük beyaz kan hücresi miktarı ya da lökopeni kemoterapi, radyoterapi, aplastik anemiden ve lupus, dalak hastalığı, karaciğer hastalıkları ve viral enfeksiyon gibi otoimmum hastalıklardan kaynaklanabilir. Vitamin ve bakır ve çinko gibi mineral eksiklikleri de lökopeniye yol açabilir. Lökopeni myelodisplastik sendromu gibi bazı kemik iliği hastalıklarının sonucu olabilir. Bağışıklık sistemini baskılayan (immunosupresif) ilaçlar, bazı antibiyotikler, antitiroid ilaçlar, diyüretik (idrar söktürücü) ilaçlar ve kemoterapi ilaçları da lökopeniye sebep olabilir. Düşük kan hücresi miktarı vücudu bakteriyel, viral ve mantarsal enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakarak, zayıf düşmüş bir bağışıklık sistemine neden olur.

NE%: Nötrofil Yüzdesi
Nötrofiller : Bu hücrenin ana işlevi, vücuda zararlı olan yabancı materyalleri bulmak ve tahrip etmektir. Bulduğu yabancı materyali, fagositoz denen bir yöntemle içine alır ve içindeki çeşitli enzimlerle tahrip eder.

Nötrofilgranülosit olarak da adlarılan lökosit yani akyuvar hücresidir. “Natural killer” adı da verilmekte olan doğal öldürücü hücrelerdir ve organizmadaki mikroorganizmaları bir anlamda yiyerek yok ederler

LY%: Lenfosit Yüzdesi
Lenfositler : Bu hücreleri bağışıklık yanıtının humoral kısmını oluştururlar. Çok çeşitli fonksyonlara sahip bu hücrelerin en temel işlevi, mikroorganizmaları tanıyıp, onlara karşı antikor yapımını gerçekleştirmektir.

MO%: Monosit Yüzdesi
Monositler ve Makrofajlar : Bu hücreler fagositoz yapma yeteneğindedir ve lenfositlerle direkt veya indirekt yoldan bağışıklık sisteminin regulasyonunda önemli rol oynarlar. Monositlerin dokularda bulunan şekline makrofaj denir. Monosit bir lökosit türüdür. Kanımızda bulunan lökositlerin( akyuvarların) ortalama olarak yüzde 1,7-9,3 ‘ünü oluştur. Yani monosit testinin normalin üstü olarak nitelendirilmesi için % 10’un üstü olması gereklidir. Monosit testi tek başına yapılan bir test değildir. Kan sayımı testi parametreleri içinde diğer parametrelerle birlikte değerlendirilen bir testtir. Düşük çıkmasından çok yüksek çıkması klinik olarak anlamlıdır. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar, akut enfeksiyonlar sonrası iyileşme dönemleri, bazı protozoal enfeksiyonlarda, Bazı Kan Hastalıkları

Bazı Kanser Türleri Sebebi bilinmeyen bazı ateşli hastalıklarında yükselir.

EO%: Eozinofil Yüzdesi
Eozinofiller :
Eozinofiller de nötrofiller gibi yabancı materyali yok etmek görevi olan hücrelerdir. Özellikle, parazitlere bağlı enfeksiyonlarda belirgin rol oynarlar.

Eozinofil kanda bulunan bir akyuvar türüdür. Tam kan sayımı tahlilinde merak edilen parametrelerden biridir. Kandaki akyuvarların yüzde 1-4ʹünü oluşturur. Ortalama büyüklükleri 10-12 mikron arasındadır. Eozinofiller, bağ dokularında, özellikle sindirim ve solunum mukozalarında bulunurlar.

Eosinofil yüksekliği eozinofili olarak da adlandırılır. Alerjik hastalıklarda, zehirlenmelerde, çeşitli deri hastalıklarında, parazitler hastalıklarda, bazı kanser türlerinde, bazı böbrek ve mide hastalıklarında yükselir. Bazı enfeksiyonların akut evresinde,Kortizon hormonlarının tedavide kullanılmasından sonra ve stres sonrası düşer.

BA%: Bazofil Yüzdesi
Bazofiller :
Bazofillerin de fagositoz yeteneği vardır ama asıl fonksiyonunu, çeşitli maddeler salgılayarak gösterir.

CRP: C Reaktif Protein
Normalde insan vücudunda düşük değerlerde bulunan bir proteindir. Sağlıklı kişilerde serum bazal CRP düzeyi ortalama 0.8 mg / L civarındadır. Romatoid artrit, SLE (sistemik lupus eritematozus), kalp krizi ve lenfoma gibi hastalıklarda artar. CRP özgül bir test değildir fakat duyarlılığı yüksektir. Herhangi bir hastalığa özgü değildir ve teşhis için kullanılmaz.


Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap