Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10
1
Vitiligo Nedir? Vitiligonun Sebepleri Nelerdir?

Vitiligo Nedir?

Vitiligo, halk arasında ala, baras, ebreş ve beyaz leke olarak da bilinen bir cilt hastalığıdır. Deride, pigment kaybından kaynaklanan, değişik büyüklükte ve sayıda, sınırlı, süt beyazı denilebilecek renkte yama benzeri beyaz lekeler görülür. Dünya nüfusunun %1’nde görülür ve kadın erkek tüm insanları eşit oranda etkiler. Çocukluktan itibaren ileri yaşlara kadar geniş yaş aralığında görülebilir fakat 20’li yaşlardan önce görülmesi daha olasıdır.

Vitiligonun Sebepleri Nelerdir?

Melanin pigmenti; deri, saç, göz rengini belirler ve melanosit denilen hücrelerde üretilir. Eğer bu hücreler ölür veya melanin üretemezse deri ya daha açık renkli bir hâl alır ya da tamamen beyazlar. Lekeler, genellikle cildin daha koyu renkli kısımlarında veya sürtünmeye maruz kalan bölgelerde görülür. Yüz, koltuk altları, dudaklar, cinsel organlar ve eller vitiligoya daha yatkındır.

Vitiligo güneş yanığı ile tetiklenebilir. Açık renk tenli kişilerde vitiligolu alanlarla normal deri arasındaki fark yazın daha çok belirginleşirken daha koyu tenlilerde hastalık tüm yıl boyunca belirgindir.

Vitiligonun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte bu konuda dört ana teori vardır:

1. Melanositlerin hasarına genetik bir anormallik neden olabilir.
2. Bağışıklık sistemi, melanin pigmentini yabancı cisim olarak algılayıp yok edebilir, melanositleri parçalayabilir.
3. Anormal fonksiyonlu sinir hücreleri, melanositlerde hasara neden olabilecek zehirli maddeler üretebilirler.
4. Pigment üretimi esnasında hücreler toksik ürünler üretilebilir ve melanositleri yıkabilirler.

Vitiligonun Seyri Nasıldır?
 
Hastalığın seyri ve şiddeti kişiye göre değişir; genellikle yavaş ilerler, ilerleme bazen durup sonra tekrar devam edebilir. Şiddetli olgularda lekeler tüm vücuda yayılabilir. Bazı hastalarda renk bir miktar geri gelir, nadiren de tamamen kendiliğinden düzelir.

Vitiligonun Tedavisi

Doktorunuz öncelikle kan sayımı, guatr tahlilleri, b12 vitamini, diyabet araştırılması gibi bazı tetkikler yapacak; size bazı sorular yöneltecek (güneşle aşırı temas, stres, eşlik eden hastalık olup olmadığı) ve tetikleyici faktörleri bulup ortadan kaldırmak isteyecektir.

Vitiligo tedavisi için kanıtlanmış bir ilaç yoktur ancak cildin görünümünü iyileştirebilmek için bazı kremler ya da makyaj malzemelerinin kullanılması hastanın psikolojisi için faydalı olabilir.

Kremler: Yaşa ve tutulum alanına uygun, özellikle erken dönemde kullanılan kortizonlu kremler faydalıdır. Ancak, uzun süreli ve kontrolsüz kullanım; deride incelme, damarlanma, sivilce, tüylenme gibi birçok yan etki oluşturabilir.

Depigmentasyon tedavisi: Ciddi tutulumu olan bazı hastalarda en iyi çözümdür. Ciltte kalan pigment giderilir ve deri tamamen daha beyaz hâle getirilir. Tedavinin tamamlanması yaklaşık bir yıl sürer. Pigment kaybı kalıcıdır.

Fototerapi (Işık tedavisi): Ultraviole ışığının farklı dalga boyları kullanılarak yapılan tedavidir. Mutlaka dermatolog kontrolü altında yapılmalıdır. Solaryum, kozmetik amaçlı kullanılan bir cihaz olduğundan asla tedavi amacı ile kullanılmamalıdır.

Güneşten korunma: Beyaz alanlar güneşte kolayca yanabilir, bu nedenle en az 30 faktörlü güneş kremleri sürekli kullanılmalıdır. Güneşlenme, doktorunuzun önerdiği süre ve saatlerde olmalı; güneş koruyucu giysi ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Greftleme: Sağlam deri alanından vitiligo olan alana deri naklidir. Çok az hastada etkisini göstermiştir ve birçok ülkede yapılmamaktadır.

Psikolojik destek: Vitiligo, kişinin dış görüntüsünü bozan bir hastalık olduğundan kişilerde stres, kendine güvende azalma, mutsuzluk ve depresyona sebep olabilir. Bu nedenle hastaların bir psikiyatri uzmanından yardım almaları gerekebilir.

Diyet: Vitiligonun diyetle herhangi bir ilişkisi yoktur ancak renk hücrelerine katkıda bulunabilecek. havuç, kayısı, bal kabağı, kırmızı et, balık, ıspanak, dereotu ve ıhlamurun bol tüketilmesi önerilmektedir.

Her Beyaz Leke Vitiligo Değildir!

Beyazladığını fark ettiğiniz bir alan sizi hemen paniğe sevk etmesin. Her gördüğümüz beyaz leke vitilig değildir. Vitiligo ile diğer beyaz lekelerin ayrımı, dermatoloji uzmanınca mor ışıkla muayene veya biyopsi gibi yöntemler kullanılarak yapılır ve kesin tanı konur. Vitiligo tanısı hayatımızı karartmamalıdır. Vitiligo tedavi edilebilir bir hastalıktır ancak sebebi kesin olarak bilinmediğinden tedavi sonuçlarında kişisel farklılıklar gözlemlenebilir. Bulaşıcı değildir.

Yazımızda; vitiligo, vitiligo tedavisi, vitiligo ne demek, vitiligo olmayan beyaz lekeler, vitiligo hastalığı nedir, vitiligo belirtileri, vitiligo kremi, vitiligo manken, vitiligo tamamen geçti, vitiligo geçer mi,vitiligo nedir, vitiligo ne demek, vitiligo neden olur, vitiligo nasıl geçer, vitiligo nasıl anlaşılır, vitiligo ne iyi gelir, vitiligo nasıl oluşur, vitiligo nasıl tedavi edilir, vitiligo nasıl olur, vitiligo nerede başlar,vitiligo tedavisi, vitiligo tamamen geçti, vitiligo tedavisi 2020, vitiligo tedavisi varmı, vitiligo tedavisi bulundu, vitiligo türk ünlüler, vitiligo treatment, vitiligo tedavisi ibrahim saraçoğlu, vitiligo tedavisi küba, vitiligo tedavisi bitkisel,vitiligo belirtileri, vitiligo barbie, vitiligo bitkisel tedavisi, vitiligo bebek, vitiligo beslenme, vitiligo bitkisel tedavi, vitiligo belirtileri nelerdir, vitiligo bulaşıcı mı, vitiligo bulasicimi, vitiligo bulaşır mı, vitiligo bitkisel tedavisi, vitiligo bitkisel tedavi, vitiligo bitkisel krem, vitiligo bitkisel yağlar, vitiligo bitkisel ilaç, vitiligo bitkisel, vitiligo bitkisel tedavi ibrahim saraçoğlu, vitiligo bıttım sabunu, vitiligo bitkisel tedavi saraçoğlu, vitiligo bisa sembuh, vitiligo by birth, vitiligo by race, vitiligo by country, vitiligo by mouth, vitiligo by gender, vitiligo by rajiv dixit, vitiligo caused by hpv, vitiligo caused by, vitiligo medicine by drdo, vitiligo treatment by laser, vitiligo hastalığı, vitiligo hastalığı nedir, vitiligo hastalığı neden olur, vitiligo hastalığı olan ünlüler, vitiligo hastalığı duası, vitiligo hastası manken, vitiligo hangi vitamin eksikliğinden kaynaklanır, vitiligo hastalığı nedir belirtileri nelerdir, vitiligo hastalığı tedavisi var mı, vitiligo hastalığı doğal tedavi, etiketlerini içeren konulara değinilmiştir.
2
Gastroenteroloji Bölümü / CANDİDA ENFEKSİYONU
« Son İleti Gönderen: weonly 21 Ocak 2021, 14:04:49 »
CANDİDA ENFEKSİYONU

Candida Enfeksiyonu Nedir?

Candida, bütün sağlıklı insanların bağırsak ve deri florasında, göz, kulak, mesane, mide, ciğer gibi bölgelerinde doğal olarak bulunan, diğer milyarlarca organizma gibi vücuda fayda sağlayan bir çeşit maya mantarıdır. Belirli miktarda bulunduğunda zararsız olmakla birlikte asla aşırı çoğalmaması gerekmektedir.

Fırsatçı bir patojendir; bağışıklık sistemi güçsüz düştüğünde, vücudun doğal pH dengesi bozulduğunda enfeksiyonlara sebep olabilir. Sindirim kanalında aşırı çoğalarak bağırsak iç duvarında doku hasarına neden olur. Bariyer görevi gören bağırsağın yapısı bozulunca tam olarak sindirilemeyen gıdalar bu duvarı aşar, toksinler kana karışarak yiyecek alerjisi ve duyarlılıklarına yol açar.

Tedaviye direnen birçok ağır hastalığın temelinde Candida yer almaktadır. Hasar görmüş deri veya mukoza alanları, nemli ve ılık vücut yüzeyleri, karbonhidrat açısından zengin ortam bu mantar için ideal kuluçka alanıdır.

Candida Enfeksiyonu Sebepleri Nelerdir?

Antibiyotiklerin Aşırı Kullanımı: Kullandığımız antibiyotikler, kötü bakterilerin yanı sıra iyi bakterileri de yok etmekte, bu durum Candida’nın çoğalmasına zemin hazırlamaktadır. Bunun yanında antibiyotik kullanmıyor olsanız bile, aşırı antibiyotik verilmiş hayvanların et, süt ve yumurtalarını tüketerek aynı tehlikeyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Doğum Kontrol Hapları: Sağlıklı bir vücut, ihtiyaç duyduğu hormonlarını kendi üretir. Sentetik hormonlar vücutla uyumlu ve dengeli olmadığından östrojen, progesteron ya da doğum kontrol hapları dolaylı yoldan da olsa Candida oluşumunu hızlandırır.

Kanser Tedavisi: Kemoterapi ve radyoterapi alan hastalarda bağışıklık sistemi bozulduğundan Candida enfeksiyonu görülebilir.

Diyabet: Diyabet hastalarında, ağızdaki ve mukozalardaki şeker oranı fazla olduğundan Candida riski yüksektir. Bunların dışında şekerli, beyaz unlu ve hormonlu besinler; patates ve nişastalı ürünler; hazır çorba ve soslar; klorlu su; alkollü içecekler; antiasit, mide ülseri ve reflü ilaçları; çikolatalı/meyveli sütler; bağırsak enfeksiyonları; kortizonlu ilaçlar; ağır metal içeren diş tedavileri; astım hastalarının kullandığı steroidler faydalı bakterilerin azalmasına, bağışıklığın zayıflamasına ve bağırsaklarda Candida nüfusunun patlamasına yol açmaktadır.
 
Candida Enfeksiyonu Belirtileri

• Karında şişkinlik, gaz, kabızlık veya ishal
• Egzama, sedef, kurdeşen, cilt döküntüleri
• Kolayca sinirlenme, panik atak, endişe hâli,
depresyon, huzursuzluk, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, ağlama krizi, kronik yorgunluk
• Mevsimsel alerjik yakınmalar, burun ve kulaklarda kaşıntı
• Şeker ve basit karbonhidrat içeren gıdalara karşı aşırı istek
• Ağız kokusu, ağızda aft, beyaz pamukçuk
• Eklem ağrıları
• Kronik sinüzit
• Kadınlarda idrarda kötü koku, düzensiz ve ağrılı regl
• Ayakta ve vücutta geçmeyen koku, geçmeyen egzamalar, tırnaklarda mantar enfeksiyonu

Bu belirtilerden üçüne veya daha fazlasına sahipseniz Candida çoğalmasından muzdarip olma ihtimaliniz yüksektir.

Candida Enfeksiyonu Teşhis ve Tedavi

Candida’yı teşhis etmek genellikle zordur. Vücut ona karşı antikor üretmeye başladığında saldırıyı geçiştirmek için form değiştirir. Enfeksiyon kanda yapılan testlerle tanımlanabilir. Birçok hastalığa neden olan bu fırsatçı mantar türünden doğru beslenerek ve bağışıklık sistemini güçlü tutarak korunmak mümkündür. Candida, haftada bir kez uygulanan birkaç seanslık biorezonans terapisi ile tedavi edilebilir. Sağlıklı bakterilerin yenilenebilecek, gelişebilecek bir ortama kavuşmaları sağlanır. Normal bağırsak florası korunmuş olur.

Tedavi süresince şeker, glüten ve lektinden (bir çeşit protein) uzak durulması gereklidir. Glütenli ve lektinli tahıllar (arpa, pirinç, buğday, bulgur, makarna ve işlenmiş ürünler) yüksek glisemik indekslerinden (karbonhidratların kan şekerini yükseltme hızı) dolayı; şekerlemeler, laktoz, fruktoz, glikoz, tatlandırıcılar ve yüksek şekerli meyveler de bu mantarı beslediği için uzak durulması gerekenler listesindedir. Doktor kontrolünde kullanacağınız bazı destekler Candida’yla savaşta faydalı olabilir.

Örneğin, hindistancevizi yağında bulunan kaprilik asit, laurik asit ve kapric asit; bakteri ve mantarları yok etme noktasında son derece etkilidir. Sarımsak ve elma sirkesi Candida’nın çoğalmasını engeller. Devedikeni, karaciğerin toksinlerden temizlenmesine yardımcı olabilir. Sarımsak, birçok faydasının yanı sıra bağırsak parazitlerini öldürme açısından hem etkili hem de en ucuz ilaçtır. Yemeklerde işlenmemiş doğal deniz tuzları veya Himalaya tuzu kullanılabilir. Taze yumurta, balık, soya ürünleri, yeşil sebzeler, ev yapımı yoğurt ve kefir, şekersiz kabuklu yemişler, doğal maden suları, keten tohumu yağı, bitki çayları da tedavi sürecinde tüketilmesi önerilen gıdalar arasındadır.

Evde Kolay Candida Testi

Bağırsaklarınızda Candida mantarının olup olmadığını basit bir testle anlayabilirsiniz. Gece boyunca su içmeyin, dişlerinizi fırçalamayın. Sabah kalktığınızda aç karnına, bir bardak içme suyuna tükürün ve 15 dakika gözlemleyin. Tükürük suyun üstünde kalıyorsa sağlıklı bağırsak florasına sahipsiniz. Eğer buluta benzer bir yapıda suyun dibine çöküyor, saçak gibi aşağıya doğru sarkıyor veya suyu bulandırıyorsa Candida bağırsak floranızı bozmuş demektir.

Yazımızda ; candida mantarının tedavisi, candida mantarının belirtileri, candida mantarının sebep olduğu hastalıklar, candida mantarının tedavisi nasıl olur, candida mantarının, candida mantarının belirtileri nelerdir, candida mantarının zararları, candida mantarının düşmanı, candida mantarının bitkisel tedavisi, candida mantarının başımıza açtığı dertler, candida mantarı, candida mantarı nedir, candida mantarı tedavisi, candida mantarı testi, candida mantarı belirtileri, candida mantarı bulaşıcı mı, candida mantarı iyileşme belirtileri candida mantarı diyeti, candida mantarı kan testi, candida mantarı dil,candida nedir, candida diyeti candida mantarı nedir, candida belirtileri, candida mantarı tedavisi, candida tedavisi, candida albicans nedir, candida mantarı testi, candida testi, candida enfeksiyonu, candida enfeksiyonu nedir, candida enfeksiyonu tedavisi, candida enfeksiyonu nasıl anlaşılır, candida enfeksiyonu nasıl bulaşır, candida enfeksiyonu pdf, candida enfeksiyonu testi, candida mantar enfeksiyonu, kadınlarda candida enfeksiyonu, candida boğaz enfeksiyonu, candida belirtileri, candida beslenme, candida belirti, candida beyin sisi, candida beslenmesi, candida belirtisi, candida besiyeri, candida beslenme pdf, candida belirtileri ekşi, candida beslenme listesi, candida teşhisi nasıl konur, candida teşhisi, candida nasıl teşhis edilir, candida mantarı teşhisi, candida tedavisi, candida tedavi, candida tedavisi pdf, candida tedavisi yapan doktorlar, candida tedavisi saraçoğlu, candida tedavisi ilaç, candida tedavisi hangi doktora gidilmeli, candida tedavisi ekşi, candida tedavisinde beslenme, candida tedavisi bitkisel, etikete sahip konulara değinilmektedir

3
Göz Hastalıkları Bölümü / ACABA KONJONKTİVİT MİYİM?
« Son İleti Gönderen: weonly 20 Ocak 2021, 12:26:57 »
ACABA KONJONKTİVİT MİYİM?

Bir sabah uyanıp aynaya baktığınızda gördüğünüz manzara karşısında panikleyebilirsiniz. Gözünüz
şişmiş, kızarmış ve göz kapaklarınız yapışmış olabilir. Telaşlanmayın, konjonktivit herkesin başına gelebilen bir hastalıktır.

Doğru zamanda, doğru tedavi ile son derece kolay bir şekilde, problemi “göz”den uzak hâle getirebilirsiniz. Ancak öncelikle hastalık hakkında bilgi sahibi olmalı, ne yapmanız gerektiğini bilmelisiniz.

Konjonktivit Nedir?

Konjonktiva zarı; gözün kornea denilen saydam tabakası hariç göz yüzeyini kaplayan, şeffaf, içinde kan damarları bulunduran, soğan zarına benzeyen, dış ortamla direkt temas hâlinde olan bir tabakadır. Bu nedenle dışarıdan gelen her türlü etkene açıktır.

Konjonktivit, bu zarın her türlü iltihabi durumudur. İltihap, halk arasında enfeksiyon ile karıştırılsa da enfeksiyon demek değildir; vücudun bağışıklık sisteminin oluşturduğu cevaptır. Bu iltihap, enfeksiyon yapan mikrobiyal ajanlarla olabildiği gibi enfeksiyonsuz da olabilir. İltihaplanma sonucunda konjonktivita tabakasının içinde bulunan ince damarlar belirginleşir ve göz kızarır.

Konjonktivit hastalığının üç çeşidi vardır , dolayısıyla tedavi de hastalığa yol açan etkene yönelik yapılmaktadır.

*Çapaklanma        *Yaşarma       *Ağrı           *Bulanık görme        *Akıntı        *Bulanık görme

*Kızarıklık, kaşıntı             *Işığa karşı aşırı hassasiyet         *Gözde yabancı bir madde varmış hissi

1. Bakteriyel Konjonktivit

Bakteriyel konjonktivit, gözü koruyan zarın bakteriler nedeniyle iltihaplanmasıdır. Hastalık bazen tek bir gözü bazen iki gözü birden de etkileyebilmektedir. Yenidoğanlar dâhil her yaşta görülebilir. Genellikle soğuk algınlığı ile alakalıdır ve bulaşıcıdır. Çoğunlukla kalın, sarımsı yeşil renkte bir akıntıya sebep olur. Belirgin bir şekilde göz kapağının şişmesi, duyarlılık, ağrı görülebilir. Hastalığın ilerlemesi korneayı etkileyebilir.

Bakteriyel Konjonktivit Hastalığının Tedavisi:

Bulaştırma riski nedeniyle hasta, kalabalık ortamlarda bulunmamalı, özellikle çocuklarla yakın temastan uzak durmalı, el ve göz hijyenine özen göstermelidir. 7-10 gün boyunca her üç saatte bir, geniş spektrumlu antibiyotik damla kullanmak genelde çabuk iyileşmeye yol açar.

2. Alerjik Konjonktivit

Alerjik konjonktivit, havada bulunan ve alerjiye neden olan maddelere göz tarafından verilen tepkidir. Potansiyel alerjenler; polen, hayvan tüyü, toz ve küftür. Tekrarlayıcı bir rahatsızlıktır ve her iki gözü de etkiler. En önemli belirtisi, kaşıntıdır. Bunun yanı sıra ödem, yanma ve akıntı görülebilir. Genellikle geçicidir.

Alerjik Konjonktivit Hastalığının Tedavisi:

Durumun ciddiyeti, alerjenlere maruz kalma süresi ve derecesiyle doğru orantılıdır. İlk kural, mümkünse alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır. Sonrasında hastalığın durumuna göre günde birkaç kez soğuk kompres ve damla uygulanır. Dışarıda az zaman geçirmek veya dışarıdayken gözlük kullanmak, hayvan tüyünden uzak durmak rahatsızlığı azaltabilir. Kaşıntı ve iltihabı gidermek için antihistamik olarak adlandırılan kaşıntı damlalarının yanı sıra gerektiğinde kortizonlu damlalar da kullanılabilir.

Kortizonlu damlaları uzun süreli kullanmak, göz tansiyonunda yükselme ya da katarakt oluşumu gibi yan etkilere neden olabilir. Bu nedenle damlalar rastgele kullanılmamalı, doktor kontrolünde ve belirli sürelerde uygulanmalıdır.

3. Viral Konjonktivit

Genellikle adenovirüslerden kaynaklanan bir enfeksiyondur. Tek gözde başlar ancak sonrasında her iki gözü de etkiler. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı dönemlerde şiddetlenir. Bulaşıcıdır, dolayısıyla kalabalık ortamlar risk oluşturur. Belirtileri; yanma, kaşınma, kapak ödemi, seröz yaşarma şeklinde ortaya çıkar ve birkaç hafta sürebilir.

Viral Konjonktivit Hastalığının Tedavisi:

Vakaların çoğu hafiftir. Hijyene özen gösterilmelidir. Tedavide göz damlaları ve pomatlar da kullanılmaktadır ancak hastalığın belirtileri alerjik konjonktivit ile karıştırılabildiğinden yanlış ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Yanlış ilaç kullanımı, iyileşme sürecinin uzamasına neden olacaktır. Kontak lens kullananlarda hem enfeksiyonlu hem de alerjik konjonktivit oluşma riski daha fazladır.

Bu nedenle kontak lens kullananların lenslerini takıp çıkartırken el hijyenine önem vermesi, lens temizliğinde musluk suyu kullanmaması, lenslerle havuza veya denize girmemesi gerekir. Ayrıca lenslerle uyumak da enfeksiyon riskini artırmaktadır. Lens kabının içindeki solüsyonun mümkünse her gün tazelenmesi, riski azaltacaktır. Alerji durumunda ise doktorumuza başvurarak gerekli durumlarda lens ya da solüsyon değişimi, hatta bazen lens kullanımından vazgeçilmesi söz konusu olabilmektedir.

Dikkat!

Konjonktivitten korunmak için eller sık sık yıkanmalı ve temiz tutulmalı, başkalarına ait olan havlu ya da kişisel ürünler kullanılmamalı, kontak lens kullanılıyorsa hijyen kurallarına uyulmalıdır. Kaşıntının daha da artmasına, mikropların yayılmasına ve kornea tabakasının incelmesine neden olabileceğinden gözler sürekli ovuşturulmamalıdır. Ezbere ilaç kullanılmamalı, doktorumuzun önerdiği ilaçlar ise talimatlara uygun şekilde kullanılmalıdır.

Yazzımızda, konjonktivit nedir, konjonktivit, konjonktivit ne demek, konjonktivit reçete, konjonktivit korona,konjonktivit corona, konjonktivit covid, konjonktivit kedi,konjonktivit nediricorona, konjonktivite ne iyi gelir, Konjonktivit evde tedavisi, Konjonktivit damla, Alerjik konjonktivit, Bakteriyel konjonktivit,Konjonktivit ne demek,Konjonktivit nasıl geçer,alerjik konjonktivit,alerjik, konjonktivit reçete,alerjik konjonktivit nedir, alerjik konjonktivit damla,alerjik konjonktivit ekşi,alerjik konjonktivit ilaç, alerjik konjonktivit göz damlası, alerjik konjonktivit pdf, alerjik konjonktivit damlaları,alerjik konjonktivit icd kodu,Alerjik konjonktivit nasıl geçer, Alerjik konjonktivit ekşi, Alerjik konjonktivit pdf, Alerjik konjonktivit geçmiyor, viral konjonktivit, viral konjonktivit reçete,viral konjonktivit tedavisi, viral konjonktivit belirtileri,viral konjonktivit kaç günde iyileşir, viral konjonktivit tedavi, viral konjonktivit ekşi, viral konjonktivit göz damlası,viral konjonktivit sonrası bulanık görme, bakteriyel konjonktivit, bakteriyel konjonktivit reçete, bakteriyel konjonktivit tedavi,bakteriyel konjonktivit evde tedavisi, bakteriyel konjonktivit kaç günde geçer, bakteriyel konjonktivit için göz damlası, bakteriyel konjonktivit pdf, bakteriyel konjonktivit bitkisel tedavi, bakteriyel konjonktivit neden olur, bakteriyel konjonktivit ne kadar sürer, h10 konjonktivit, pembe göz hastalığı, adenovirüs göz kaç günde iyileşir, bebeklerde konjonktivit, akut konjonktivitler, yenidoğan konjonktivit, dev papiller konjonktivit, atopik konjonktivit etiketlerini içeren konulara değinilmiştir
4
MİDEMİZDEKİ İSTENMEYEN MİSAFİR / HELİKOBAKTER PİLORİ

Helikobakter pilori enfeksiyonu nedir?

Helikobakter pilori (Hp) enfeksiyonu, dünyanın en yaygın enfeksiyon hastalıklarından biridir. İnsanlık âleminin neredeyse yarısının bu bakteriyi midesinde misafir ettiği tahmin edilmektedir. Görülme sıklığı sosyoekonomik etkenlerle yakından ilgili olup gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın olarak görülür.

Ülkemizde her 10 kişiden 8’i, Avrupa’da ise 10 kişiden 4’ü bu bakteriyi taşımaktadır. Hp, dünya üzerinde pek çok kişinin mide mukozasında kolonize olmasına karşın sadece %10’unda hastalık sebebidir.

Bağırsak florasında bulunan ve herhangi bir soruna yol açmayan Helikobakter pilori, mideye yerleştiğinde hastalık sebebine dönüşebilmektedir. Normal şartlarda midedeki asidik ortam; virüs, bakteri ve diğer mikroorganizmaların midede hayatta kalmasını engeller. Peki, nasıl oluyor da en dirençli bakterinin bile en fazla 15 dk. savaşabildiği bu ortamda Hp yaşamını sürdürebiliyor?

Bu bakteri, koruyucu ve güçlü bir hücre zarına ve midedeki üreyi amonyağa çevirerek mide asiditesini nötr hâle getiren, böylece hayatta kalmak için kendisine daha uygun bir pH sağlayan “üreaz” adında özel bir enzime sahiptir. Ayrıca stres, bazı ilaçlar, sindirim sisteminde oluşan gaz vb. faktörler mide asidini azaltarak bakterinin midede yaşamını sürdürmesine imkân tanımaktadır.

Helikobakter pilori Belirtileri nelerdir?

Helikobakter pilori enfeksiyonu çoğunlukla hiçbir belirti vermeden sürebilmekteyken bazı hastalarda midede hafif ekşime, yanma, gaz, şişkinlik; bazılarında çok şiddetli mide ağrıları ve yanmalarına yol açabilmektedir. Bazı hastalarda bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı ve kanamaya bağlı koyu renkli dışkılama da görülebilmektedir.

Helikobakter pilori Nasıl bulaşır?

Helikobakter pilori enfeksiyonu bulaşıcıdır. Tam olarak bilinmemekle birlikte bulaşma yolu olarak genellikle yetersiz hijyen koşulları gösterilmektedir. Meyve ve sebzelerin iyi yıkanmaması; çatal, kaşık, tabak, havlu veya diş fırçalarının ortak kullanımı; tuvalet sonrası ellerin iyi yıkanmaması gibi faktörler bulaşmayı kolaylaştırmaktadır. Borulardaki çatlaklardan içme suyuna kanalizasyon suyu karışması bulaşmayı hızlandırmaktadır. Kısaca Hp’nin, kişiden kişiye fekal-oral yolla (dışkı ürünlerinin ağıza alınmasıyla) veya oral-oral yolla (ağızdan ağıza) bulaştığı düşünülmektedir.

Helikobakter pilori Teşhis

Helikobakter pilori testlerinden önceki bir ay içerisinde bakteri sayısını azaltan ve tanıyı güçleştiren PPİ (halk arasında mide koruyucu olarak adlandırılan ve içeriğinde omeprazol, esomeprazol, lansoprazol, pantoprazol ve rabeprazol aktif maddelerini içeren ilaçlar), antibiyotikler ve Bizmuth içeren ilaçlar kullanılmamalıdır. Helikobakter pilori enfeksiyonunda pek çok tanı yöntemi uygulanabilir.

Gaitada Antijen Testi: Güvenirliği yüksek, maliyeti oldukça düşük bir testtir. Endoskopi yapılmadan tanı konulmasına imkân verir. Fakat hasta bu test öncesinde antibiyotik, PPİ ve Bizmuth kullanmışsa sonuç yanıltıcı olabilir. Test, ilaçlar kesildikten bir ay sonra yapılmalıdır.

Üre Nefes Testi: Güvenilir, hassasiyeti ve doğruluğu yüksek bir testtir. Ancak maliyeti dışkı testine göre biraz daha yüksektir. Endoskopi yapılmadan tanı konulmasını sağlar fakat dışkı testi daha avantajlı olduğu için kullanımı azalmıştır.

Seroloji Testi: Kanda Hp’ye karşı oluşmuş antikorları saptayan bu testler, kolay uygulanabilirliği ve hızlı sonuç vermesi bakımından yaygın olarak kullanılmaktadır.

Endoskopik Üreaz Testi: Endoskopi sırasında alınan mukoza örneği; içerisinde üre, ampon ve pH göstergesi bulunan bir sıvıya atılır. Bakterideki üreaz,üreyi amonyağa dönüştürür ve sıvının pH'ı yükselir. pH göstergesi renk değiştirerek tüpteki sıvıyı kırmızı yapar ve buna üreaz testi pozitif denir. “CLO test” denen hazır ticari kitlerle de bu test yapılmaktadır. Çabuk sonuç verir ve maliyeti biraz daha düşüktür. Güvenilir bir testtir ancak hasta antibiyotik, PPİ veya Bizmuth kullanıyorsa tanısal doğruluğu azalır.

Endoskopik Biyopsi ve Histopatolojik İnceleme: Endoskopide alınan parça patoloji uzmanı tarafından mikroskopla incelenir. Oldukça güvenilirdir. Alınan biyopsi sayısı arttıkça testin doğruluğu da artar.

Helikobakter pilori Tedavisi

Helikobakter pilori enfeksiyonunda 14 günlük bir antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Fakat ne yazık ki tedavideki başarı oranı yaklaşık %65’tir. Bu başarısızlığın en önemli nedeni de antibiyotiklerin çok yoğun ve çoğu kez gereksiz kullanımından kaynaklanan antibiyotik direncidir. Bu tedaviden bir ay sonra tekrar test uygulanır ve midedeki mikrobun temizlenip temizlenmediği araştırılır. Eğer tedavi
başarısız olmuşsa dört ilaçtan oluşan ve başarı oranı %77-97 olan tedavi rejimi uygulanır. Her iki basamakta da başarılı olunamazsa hastanın mutlaka üst seviye gastroenteroloji kliniklerine sevk edilmesi gerekir.

Helikobakter pilori enfeksiyonunun, bazı insanlarda hiçbir soruna yol açmazken bazılarında çok şiddetli gastrit, ülser ağrılarına hatta mide kanserine yol açmasının nedeni tam olarak izah edilememektedir. Bu sebeple de belirti göstermeyen hastaların tedavi edilip edilmemesi konusunda tam bir fikir birliği yoktur. Tedavide kullanılan antibiyotikler yeterli doz ve sürede kullanıldıklarında başarılı sonuç alınabilmektedir. Bununla birlikte tedavinin yan etkileri dikkate alınarak bakteri varlığı gösteren herkese bu tedavinin uygulanması gereği tartışılmaktadır.

Helikobakter pilori günümüzde çok sık karşılaşılan ve direnç problemi nedeniyle tedavisi gittikçe zorlaşan bir mikroptur. Eğer uzun süredir devam eden mide şikâyetleriniz varsa bu şikâyetlerin müsebbibinin midenizde barındırdığınız bir sinsi misafir olabileceğini unutmayın!

Yazımızda ;helikobakter pilori,helikobakter pilori nedir,helikobakter pilori belirtileri,helikobakter pilori tedavisi,helikobakter pilori zayıflatırmı,helikobakter pilori testi,helikobakter pilori pozitif ne demek,helikobakter pilori nasıl bulaşır,helikobakter pilori ekşi,helikobakter pilori neden olur,Helikobakter pilori belirtileri,Helikobakter Pilori bitkisel tedavi,Helikobakter pilori nedir,Helikobakter pilori tedavisi,Helicobacter pylori yorumlar,Midedeki helikobakteri tedavisi,Helicobacter pylori tedavisinde BESLENME,Helicobacter pylori yasak yiyecekler, Etiketlerine uygun konular anlatılmaktadır.
5
Genel Forum Kuralları / seo раскрутка сайтов продвижение
« Son İleti Gönderen: DamonPex 26 Aralık 2020, 21:05:03 »
Заказать seo поисковую оптимизацию сайта, Заказать услуги по продвижению сайта По всем возникшим вопросам Вы можете обратиться в скайп логин pokras7777Раскрутка сайта под ключ
.Так же собираем базы  Обратесь всегда будем рабы вам помочь
6
Genel Forum Kuralları / Адвокат Запорожье
« Son İleti Gönderen: DamonPex 25 Aralık 2020, 03:37:01 »
Адвокат Запорожье. Юрист Запорожье. Бесплатные юридические консультации. Более детально на сайте: advokat-zp.in.ua
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
7
Интернет-магазин декора для интерьера Decor of today
https://k88pro.com/k8/profile.php?id=7287
8
Интернет-магазин декора для интерьера Decor of today
http://link.2gis.ru/1.2/7B407A7B/webapi/20190301/project32/70000001036165357/maps.ngs.ru/oiqno4G6G7I5GH1J1HH1rrArdvgA942966531140fuvov25839J6547679H0pml7y56p4GG900347177H4JH4JIJGJf4?http://decor-of-today.com
9
Интернет-магазин декора для интерьера Decor of today
https://forum.shareman.tv/viewtopic.php?f=21&t=16814&view=next
10
Интернет-магазин декора для интерьера Decor of today
http://www.moscow-dcpcentre.ru/forum/forum19/topic1488/message3847/?f=normal
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10