Tiroit Ameliyatlarında Yardımcı Teknikler

  • 0 yorum
  • 1185 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
Tiroit Ameliyatlarında Yardımcı Teknikler
« : 23 Aralık 2017, 21:52:18 »
Tiroit Ameliyatlarında Yardımcı Teknikler

Tiroit ameliyatlarında oluşabilecek en önemli sorunlardan biri, ses tellerine giden sinirlerin yaralanması ya da zedelenmesine bağlı ortaya çıkabilecek seste (konuşmada) oluşan sorunlardır.

Bunlar geçici ve kalıcı olabilir. Geçici sorunlar bir kaç hafta ile bir kaç ay arasında düzelirken, kalıcı sorunlar yaşam boyu devam etmektedir. Tiroitle komşu olan iki sinir bulunur. Bunlardan üst sinir zedelenmesine bağlı olarak gelişen temel sorun, konuşurken sesin yorulması ve yüksek tonlu seslerin çıkarılamamasıdır.

Bu sorun daha çok sesini profesyonel olarak kullanan kişilerde (ses sanatçıları, öğretmen gibi) fark edilebilirken, bunların dışındaki kişilerde daha az sorun yaratmaktadır.

İkinci sinir olan alt sinirin zedelenmesi sonucunda hafif ses kısıklığından, sesin yeterli çıkmamasına kadar olan geniş bir yelpazede sorunlar ortaya çıkabilir. Deneyimli merkezlerde yapılan tiroit ameliyatı sonrası ses telleri %100’e yakın oranda korunmaktadır. Tiroitle ilişkili sinirlerin zedelenmesini önleyecek en önemli yaklaşım, dikkatli bir ameliyat tekniği ile bu sinirlerin görülerek korunmasıdır. Son yıllarda üst ve alt sinirlerin, ameliyat sırasında özel cihazlarla kontrol edilmesini sağlayan ve sinir monitorizasyonu adı verilen bir teknik kullanılmaktadır.

Sinir Monitorizasyonu Tekniği

Alt Sinirlerin Monitorizasyonu: Genel anestezi verilen hastaların önemli bir bölümünde, hastanın ameliyat sırasında kontrollü solunumunu sağlayabilmek için hasta uyutulduktan sonra soluk borusuna bir tüp yerleştirilmektedir. Sinir monitorizasyonu tekniği uygulanan hastalarda kullanılan tüpler, standart tüplerden daha farklıdır ve bu tüpün içinde ses tellerine (vokal kordlar) denk gelen kısımda bir algılayıcı tel (elektrot) bulunmaktadır. Tüpün içindeki bu tel, ses tellerinin hareketini algılayarak bunu bir ekranda ses ve grafiksel bir görüntü haline çevirmektedir. Ameliyat sırasında ses tellerine giden alt sinir bir uyarıcı ile uyarıldığında, eğer sinir sağlamsa sel telleri hareket etmekte, bu hareket görsel olarak ekrana yansımakta ve ses olarak duyulabilmektedir. Yani sinirin uyarılması sonucunda cerrah, görsel ve ses olarak yanıt alıyorsa sinirin sağlam olduğu sonucuna varabilmektedir. Böylece ameliyatın çeşitli evrelerinde siniri uyararak bir sorun olup olmadığı ameliyat sırasında fark edebilmekte ve hastanın ameliyattan sonra ses sorunu ile karşılaşıp karşılaşmayacağını, hasta ameliyat masasında ve halen uyuyorken tahmin edebilmektedir.

Üst sinirlerin monitorizasyonu: Alt sinirlerde olduğu gibi üst sinirlerin de ameliyat sırasında uyarılması ile sinirde hasar olup olmadığı belirlenir. Bunun için sinir uyarıldığında, bu sinirin çalıştırdığı ve tirotin hemen yakınında bulunan bir kasta kasılma olup olmadığı gözlenir. Eğer kasta kasılma saptanırsa, sinirde zedelenme veya hasar olmadığı sonucuna varılır.

Bu tekniğin birkaç önemli yararı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ameliyatın daha güvenli ve dolayısıyla daha hızlı bir şekilde yapılmasını sağlayabilmesidir. Çünkü görsel olarak sinir olup olmadığına karar verilemeyen bir oluşum uyarıldığında, ses ve görüntü yanıtını alınabilirse o oluşumun kesilmemesi gerektiği, yanıt alınamadığında da o yapının rahatlıkla kesilebileceğini göstermektedir.

Tekniğin ikinci önemli yararı ise hasta anestezi altındayken ameliyattan sonra ses sorunu ile karşılaşıp karşılaşılmayacağının tahmin edilmesidir. Son olarak, teknik cerrahi yöntemle ilgilidir ve ameliyatın genişliği hakkında cerraha önemli ipuçları verebilmektedir.

Paratiroitlerin Korunması

Tiroidin arka yüzü ile çok yakın komşu olan paratiroit bezleri toplam 4 tanedir ve her biri yaklaşık bir mercimek tanesi büyüklüğündedir.

Bu bezler vücudun kalsiyum dengesinin sağlanmasında önemli bir role sahiptir. Her iki tiroit lobuna yönelik yapılan ameliyat sırasında bu bezlerin dördü de zedelenir ya da kaza ile çıkarılırsa, kan kalsiyum düzeyi düşebileceğinden (hipokalsemi) bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla ameliyat sırasında sinirlere gösterilen özen, bu bezler için de geçerlidir ve hastanın en az bir bezi zedelenmeden korunmalıdır.

Kan kalsiyum düşüklüğü genellikle ameliyattan 24¬48 saat sonra gelişir, hastanın ağız çevresi, el ve ayak parmaklarında uyuşma, bazen de kasılmalarla kendini gösterir. Çoğu kez zedelenmeye bağlı gelişen bu sorunlar sıklıkla kısa süreli kalsiyum verilmesi ile düzelir. Ancak bazı hastalara kalsiyumla birlikte vitamin D tedavisi verilmesi de gerekebilir. Amaç hastanın kalsiyum düzeyini normal sınırlarda tutmaktır.


Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap