Diyabetli kişiler ameliyat olabilir mi?

  • 0 yorum
  • 2155 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
Diyabetli kişiler ameliyat olabilir mi?
« : 08 Aralık 2017, 23:23:35 »
Diyabetli kişiler ameliyat olabilir mi?

Şeker Hastasının Ameliyat Olması Gerektiğinde

Şeker hastalarının diyabete bağlı hangi komplikasyonlar nedeniyle ameliyat olmaları gerekir? Diyabetli hastalara yapılacak cerrahi müdahaleler daha mı risklidir? Metabolik denge nedir? Kan şekeri ve metabolik denge ayarlı değilse hasta ameliyatta ve sonrasında ne gibi sorunlar yaşayabilir? Diyabetli hasta ameliyata nasıl hazırlanmalı; ne gibi önlemler alınmalıdır? Ameliyatın büyüklüğünün önemi nedir? Hastalara yaklaşımda ameliyat öncesindeki tedavi şekli belirleyici mi? İnsülin ya da ağızdan şeker düşürücü (oral antidiyabetik) ilaç kullananlarda ön hazırlık ve izlem nasıl olmalıdır? Diyabetlilerde anestezi farklı mıdır? Şeker hastalarının taşıdığı riskler taburcu olma süresini uzatır mı?

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Dinççağ bu soruların yanıtlarını veriyor:
 
Şeker hastalarının diyabete bağlı hangi sorunlar nedeniyle ameliyat olmaları gerekir?

‘’Diyabetli hastaların yüzde 50’si hayatlarının bir döneminde en az bir defa cerrahi girişim geçirirler. Ameliyat sebepleri diyabetli olmayanlardakine benzer olmakla beraber göz ve kalp-damar sorunları nedeniyle yapılan girişimler şeker hastalarında 2-3 misli daha sıktır. Örneğin şeker hastalarının maruz kaldığı cerrahi girişimler arasında diyabetik retinopati (gözün retina katmanındaki kanama, sızıntı, yeni damar oluşumu gibi değişiklikler), katarakt ve glokom (göz tansiyonu) nedeniyle gerçekleştirilen göz ameliyatları başı çekmektedir. Herhangi bir kazaya bağlı olmaksızın bacak kesilme (amputasyon) gerekliliği de diyabetlilerde daha sıktır. Böbrek ve pankreas nakli, cinsel işlev bozukluğu nedeniyle mutluluk çubuğu uygulanması, dolaşım yetersizliği ya da tıkanıklığı nedeniyle bacaklarda ve ayaklarda oluşan yaraların bakımı ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için yapılan damar tamirleri diyabete özgü ameliyat nedenleridir. Ayrıca, diyabetten bağımsız sebepler dolayısıyla geçirilen cerrahi müdahaleler de göz önüne alındığında ameliyat olma riskinin diyabetlide daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz.”

. Peki, şeker hastalarının ameliyatları diyabetli olmayanlarda yapılan cerrahi müdahalelere kıyasla daha mı risklidir?
“Metabolik dengesi sağlanmış, sıvı elektrolit dengesi iyi korunmuş, kan şeker düzeyi normale getirilmiş bir diyabetlide ameliyatın getireceği riskler, şeker hastası olmayanlardaki kadardır. Ama eğer metabolik kontrolü sağlanamamış bir diyabetliye acilen bir ameliyat yapılması gerekirse, operasyona bağlı risk artar. Çünkü, cerrahi girişim bir strestir; metabolizmada hormonal ve metabolik değişikliklere yol açan bir travmadır. Aslında sağlıklı bir insan vücudu cerrahi müdahalenin getirdiği stresle baş edebilir ama diyabet gibi önemli bir metabolik hastalığın varlığında sorun oluşabilir; metabolik denge bozulur.”

Metabolik denge nedir?

“Metabolik denge, Latince ifadesiyle homeostasis, vücudun yaşam fonksiyonlarının normal sınırlar dahilinde bir denge halinde sürdürülmesidir. Bu, vücudun yapıcı ve yıkıcı hormonlarının bir dengede tutulması sayesinde sürdürülür. Vücudumuzun yapıcı hormonu insülin; yıkıcı hormonları ise glukagon, kortizol, büyüme hormonu, epinefrin vs. gibi karşıt hormonlardır.

Vücudumuzun enerji kaynağı karbonhidrat grubu yiyeceklerdir. Bunlar sindirilip emildikten sonra en küçük birimi şeker (glikoz) olarak dolaşımda bulunur. İhtiyaçları oranında hücreler tarafından kullanılır; kalanı gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğerde depolanır. Hücrelere glikoz girişini sağlayan anahtar hormon, insülindir. Böylelikle kan şekeri normal düzeylerde tutulur. İnsülin ve karşıt hormonların dengeli çalıştığı durumlarda kan şekeri düzeyi 70- 120 mg/dl gibi çok dar sınırlarda tutulur.

Herhangi bir nedenle fizik ya da psişik strese maruz kalan kişide stresle mücadele etmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulur. Organizma, artan enerji ihtiyacını karaciğerdeki glikoz deposundan sağlar. Şekerin depodan aktarılmasını sağlayan insülin karşıtı hormonlardır. İnsülin ya da karşıtı hormonlardan herhangi birindeki eksiklik ya da etkisizlik metabolik dengeyi bozacaktır.’’

. Peki ameliyat, metabolik dengeyi bozar mı? Cerrahi girişimin metabolizmadaki etkileri nedir?
‘’Cerrahi girişim, her normal bireyde ek enerji gereksinimi gösteren büyük bir psişik ve organik travmadır. Aşırı heyecan, üzüntü ya da korku gibi durumlarda sinir sistemi devreye girer ve insüline zıt etkili hormonların artışına yol açar. Yapıcı hormon insülin göreceli olarak etkisini kaybeder. Hücrelerin şeker kullanımı azalır. Doku beslenmesi bozulunca vücutta yıkım faaliyetleri (katabolizma) artar. Oluşan olumsuz cevap ameliyatın büyüklüğüne ve hastanın bireysel özelliklerine göre değişir. Metabolizması normal çalışan, yani hormonları dengede olan kişide stresin yüklediği değişikliklerde vücudun adaptasyonu tamdır; sorun yaşanmaz.’’

Ameliyata maruz kalan kişi diyabetli ise metabolik dengesi nasıl etkilenir?

“Normal bireylerde bile stres cevabı oluşturan cerrahi girişim, diyabetlilerde daha abartılı bir yıkım yanıtı yaratır. Çünkü diyabet, insülin eksikliği ya da etkisizliği olan bir metabolik hastalıktır. Diyabetlide, stresin tetiklediği karşıt hormonlar metabolik dengeyi büsbütün bozar. Oluşan dengesizlik vücutta açlık ya da sıvı eksikliği durumlarında daha da kötüleşir. Sıvı dengesi bozulur, vücut proteinleri yıkılır; kaslar erir, yara iyileşmesi gecikebilir. Tabloyu kötüleştiren diğer faktörler ise hastanın yaşı, alkol kullanıp kullanmadığı, beraberinde var olan diğer kalp-damar hastalıkları ve kullandığı ilaçlardır.
Yapılan çalışmalarda kan şekerinin yüksek olduğu durumlarda yara iyileşmesinin geciktiği; değerlerin normale getirilmesi ile iyileşmenin hızlandığı gösterilmiştir. Bu nedenle diyabetlide amaç, cerrahi girişim öncesi ve esnasında normale yakın glikoz düzeyi sağlamak olmalıdır.’’

DİYABETLİ HASTANIN AMELİYATA HAZIRLANMASI

. Diyabetli bir hastanın ameliyat olması gerektiğinde tedaviye yaklaşımı etkileyen faktörler nelerdir? Mesela ameliyatın acil olup olmaması yapılması gerekenleri değiştirir mi?
“Ameliyatın hemen yapılması zorunlu değilse, diyabetlinin dikkatle tetkik edilip, mümkün olan en iyi koşullarda gerçekleştirilmesi gerekir. Diyabetli hastaya yapılacak ameliyatın planlanma aşamasında yanıt aranması gereken bazı temel sorular vardır. Şöyle ki:

1. Ameliyat acil mi, ertelenebilir mi?
Örneğin, hastanın safra kesesi taşı vardır ama hiçbir şikayeti yoktur. Böyle bir vakada ameliyat kararı verilmiş ise, uygulama için birkaç ay erteleme imkanı;  metabolik dengeyi sağlamak için gereken tedaviyi uygulayacak zaman vardır. Buna karşın akut apandisit gibi acil bir tabloda gelen hastayı hemen ameliyata almak gerekebilir.

2. Yapılacak ameliyat büyük (majör) mü, yoksa küçük (minör) mü?
Ameliyatın hastaya hangi boyutlarda stres getireceği, uygulanacak ameliyat yönteminin büyüklüğü ve nasıl yapılacağı ile ilişkilidir.

3. Hastadaki diyabet hangi tip?
Tip 1 diyabet mi, yoksa Tip 2 diyabet mi? Ya da hastada başka ikincil faktöre bağlı bir diyabet mi söz konusu? Yani vücudun enerji temininde gerekli olan glikozun kullanılabilmesi için gereken insülin düzeyi nedir? Etkinliği yeterli midir?

4.  Hasta hangi tedaviyi, nasıl uyguluyor? İnsülin mi kullanıyor, yoksa ağızdan şeker düşürücü, oral antidiyabetik ilaç mı alıyor?

5. Hastada metabolik denge nasıl ve glikoz düzeyi ne? Yalnızca o günün şeker düzeyi değil, son 3 ayın glukoz düzeylerini yansıtan HbA1c düzeyi nedir?

6. Diyabetin damar yapısında yol açtığı komplikasyonlar var mı?

İşte, bu tür soruların yanıtları son derece önemlidir. Ameliyat olması gereken bir şeker hastasında HbA1c düzeyinin normalde yüzde 6.5’in altında olması istenir.  Ama eğer, HbA1c değeri yüzde 8’den büyük ise hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka insülin başlanmalı; normal glikoz değerleri sağlanmalıdır. Ameliyat süresince ve ameliyat sonrasında da normal beslenme düzenine geçinceye dek insülin tedavisine devam edilmelidir.’’ 


« Son Düzenleme: 06 Ocak 2018, 07:38:29 Gönderen: esudur »
Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap